Pelagorn Koalisyonu


Kabile Dönemi (RÖ 80 - RÖ 50)



Pelagorn Koalisyonu'nu oluşturacak olan ada halkları Kabile Dönemi'nde okyanusun içinde bulunan sayısız tehdide karşı kendilerini korumaya odaklanmışlardı. Yaşadıkları adaların üzerinde yer aldığı bu okyanusun neden bu kadar tehlikeli olduğunu ada halkları, inandıkları mitoloji olan Pelagion Mitolojisi'ne bağlarlar. Fakat günümüzde yapılan araştırmalara göre, tehdidin kaynağının okyanusun tabanında kontrolsüz şekilde bulunan kinyum maddesi olduğu düşünülüyor.

Kabile Dönemi sırasında ada halklarının çoğunluğu hayatta kalmak üzerine yoğunlaşırken Pelagorn Adası halkı, adalarının bulunduğu konum sayesinde tehlikeden uzak bir yaşantı sürdürebiliyorlardı. İçinde bulundukları bu güven hali sayesinde Pelagorn Adası halkı, kendilerini medeni hususlarda geliştirebilmişlerdi. Medeni hususlara yönelimleri sayesinde Pelagorn Adası'nın soylu ailesi olan Pelagorn Ailesi, atalarının onlara miras bıraktığı yazıtları araştırarak deniz ulaşımını sağlayabilecek gemiler üretmenin yolunu keşfetmiştir.


İlk Yolculuk (RÖ 60)


Atalarından onlara miras bırakılan yazıtları yıllar boyunca araştırmalarının sonucunda Pelagorn Ailesi, içinde bulunduğu sert ekosistemin karşısında onları yarı yolda bırakmayacak bir gemi üretebilmeyi başardı. Pelagorn Adası'nın o zamanki lideri Yegran Pelagorn, ürettikleri ilk gemiyle nereye ulaşacağını bilmediği bir yolculuğa çıkma kararı aldı. Bu kararından onu vazgeçirmek isteyen birçok kişi olsa bile Yegran, geleceklerini tamamen değiştirecek olan bu gelişmeye izleyici kalmamakta kararlıydı.

Yegran Pelagorn ve maiyeti Orizonis adını verdikleri gemilerine binerek yolculuklarına çıktılar. İçinde bulundukları okyanusun kendisinden olmayanlara karşı acımasızlığı göz önüne alındığında, herhangi bir haritaya sahip olmayan bu geminin yolculuğunu tamamlayamaması işten bile değildi. Fakat mucizevi bir şekilde Orizonis, Pelagorn Adası'nın batısında kalan Orcalus Adası'na ulaşabildi.

Yegran Pelagorn, Orcalus Adası'na vardığında ada halkı tarafından tehdit olarak görülmüş olsa bile, ikna edici konuşma yeteneği ile adanın soylu ailesi ile bir görüşme ayarlayabildi. Bu görüşme sırasında Yegran, Orcalus Adası'nın lideri Ratrimis Orcalus'a gemilerinden ve bu gemiler sayesinde aynı kendileri gibi birçok adaya ulaşım sağlanabileceğinden bahseder. Ratrimis Orcalus, ona "tanrılardan bahşedilmiş" gibi görünen gemiden ve Yegran'ın konuşmalarından etkilenerek Yegran'a yardım etmeyi kabul eder.


Toplu Gelişim (RÖ 55)


Orcalus ve Pelagorn ailelerinin bir araya gelmesiyle büyük çaplı bir keşif projesi yürütülmeye başlandı. Pelagorn Ailesi, gemilerini geliştirmeye odaklanırken Orcalus Ailesi yolculukları sırasında referans alabilecekleri bir harita hazırlamaya odaklandı. İlk yolculuklarının ardından geçen beş yıl içerisinde iki aile de kendilerine oluşturdukları hedeflerinde büyük başarılara imza attılar. Böylece yıllar boyunca birbirlerinden habersiz şekilde yaşayan ada halklarını bir araya getirmek adına ilk adım atılmış oldu.

Pelagorn ve Orcalus ailelerinin önderlik ettiği ada halkları, bir araya gelerek gemilere bindiler. Belki cesur yürekler barındıran bu gemilerin her biri hedefine ulaşamadı fakat hayalleri gerçekleşmeyi başardı.

İki büyük ada halkının bir araya gelerek ilerlettiği bu proje sayesinde tek bir ada halkı dışında tüm ada halkları birbirlerinin varlıklarının farkına vardılar. Yeni keşfedilen bu ada halklarına Pelagorn Ailesi, atalarından miras aldıkları yazıtları aktararak, tüm ada halklarına gemilerinin nasıl üretilebileceğini öğretti. Böylece ada halkları birbirleriyle iletişimde kalabilecek, tüm ada halkları beraber gelişebilecekti. En azından Yegran Pelagorn son nefesini verirken böyle düşünmüştü.



Kölelik Dönemi (RÖ 50 - 0)



Yegran Pelagorn ölmüş olsa bile hayali yaşamaya devam etti. En azından insanın aç gözlülüğü hayalini hırsa dönüştürene kadar. Ada halkları Pelagorn Ailesi'nin onlara sağladığı gemiler aracılığıyla adalar arasında sürekli olarak yolculuk yapabiliyor, bu sayede acımasız okyanus üzerinde güvenli rotalar keşfediliyorlardı. Bu güvenli rotaları kullanarak ada halkları birbirleriyle hayati riske girmeden ticaret yapabilmeye başladı. Bu ticari yolculuklar sadece takas mantığını geliştirmekle kalmıyor aynı zamanda ada halkları arasında kültür paylaşımı yapılmasına olanak sağlıyordu. Bu yolculuklardan sadece ada halkları yararlanmıyor, soylu aileler de diğer adalara giderek politika mantığını ortaya çıkarmaya başlıyordu. Bu genel paylaşım ve ticaret durumu sayesinde adaların geleceği oldukça parlak gözüküyordu. Ta ki Tasin Adası'nın soylu ailesi olan Tasin Ailesi, tüm adaları kendileri ile beraber kaosa sürükleyene kadar.


Medeniyetin Çöküşü (RÖ 13)


Pelagorn ve Orcalus ailelerinin bir araya gelerek ilerlettiği keşif projesinden en az diğer soylu aileler kadar nasibini alan Tasin Ailesi, güvenli rotalar bulmak üzerinde uzmanlaşmıştı. Kendi gözü kara ordularını sürekli olarak yeni güvenli rotalar bulmak için keşiflere gönderiyor, yeni güvenli rotalar bulmaları durumunda ise bu rotaları çevrelerinde bulunan soylu ailelere satıyordu. Tasin Adası'nın çevresinde bulunan Reonel ve İzon adalarının soylu aileleri, Tasin Ailesi'nin bu cesur keşiflerini takdir ediyor olsalar bile güvenli rotaların para karşılığında satılmasına oldukça karşılardı. Ne de olsa Orcalus Ailesi, keşif projesi sırasında keşfettikleri güvenli rotaları tüm adalara herhangi bir çıkar gözetmeden sunmuştu. Reonel ve İzon aileleri, Tasin Ailesi'ne bu yüzden ambargo uygulamaya başladı. Tasin Ailesi, bu ambargoyu yeni rotalar keşfetme uğruna can veren savaşçılarına bir hakaret olarak görerek Reonel ve İzon adalarına savaş ilanında bulundu.

Reonel ve İzon aileleri, bu savaş ilanına karşılık olarak diğer adalara Tasin Ailesi'ne karşı bir seferberlik çağrısında bulundu. Güvenli rotaların ortak bir hak olduğunu düşünen birçok ada çağrıya olumlu cevap verdi. Tasin Ailesi ise gelecek olan savaşta yanında duran adalara güvenli rotaları bedavaya vereceğini açıkladı. Keşif projesinde bulunan güvenli rotalar dışında herhangi bir güvenceye fiyatından dolayı sahip olamamış aileler, Tasin Ailesi'nin bu teklifini kabul ettiler. Pelagorn ve Orcalus aileleri ne kadar bu durumu savaşa başvurmadan çözmeye çalışsa da ada halklarının birbirlerine karşı nefretinin önüne geçemedi. Pelagorn, Orcalus ve çevrelerinde bulunan adaların soylu aileleri, gelecek olan savaşta herhangi bir tarafta bulunmayacaklarını açıklayarak izolasyona çekildiler.

Böylece onlara medeniyeti kazandırmış olanları dinlemeyen ada halkları, okyanusun koyu mavi rengini kırmızıya çevirecek olan büyük çaplı bir savaşı başlatmış oldular.


Sonu Gelmeyen Savaş (RÖ 12 - 3)


Tasin Ailesi ile müttefik olan aileler, yeni keşfedilen ve diğer ada halklarından saklanan güvenli rotaları kullanarak düşman adalara saldırılar düzenliyor, herkes tarafından bilinen güvenli rotaları ele geçirmek için sürekli olarak savaşıyorlardı. Reonel ve İzon aileleri ile müttefik olan aileler ise sayı üstünlüklerini kullanarak hedef alınma potansiyeli yüksek olan adalara ordularını istifleyip patlamaya hazır bir bomba haline getiriyorlardı.

Aktif olarak savaşın içinde bulunan ada halkları, günlerini sürekli bir tedirginlik halinde geçirirken savaşa katılmayı reddeden ada halkları güvenli rotaları kullanamıyor, kendi adalarında izole bir hayat geçirmek zorunda kalıyorlardı. Bu savaş halinin yarattığı tehlike o kadar büyüktü ki artık içinde yaşadıkları okyanusun acımasızlığını gölgede bırakıyordu.


Pelagorn'un Cesareti (3)


Devam ettiği her yıl daha da vahşileşen savaşın 15. yılına gelinmişti. Birçok ada halkı yok olmuş, hayatta kalmayı başarabilenler ise ölümü arzu etmeye başlamıştı. Kimse dile getirmeye cüret edemese bile çoğu kişi bu savaşın sona ermesini istiyordu. Bu isteğe sahip olanların arasından en öne çıkanı Pelagorn Adası'nın o zamanki lideri Orien Pelagorn'du.

Yıllar boyunca devam eden bu savaşı ayakta tutabilmek için iki tarafın da sürekli olarak erzağa ihtiyacı oluyordu. Bu ihtiyaçlarını karşılayabilmek için ise savaşın başından beri tarafsızlığını koruyan adalara saldırmaya karar vermişlerdi. Aynı zamanda saldırıları başarılı olursa Pelagorn Adası gibi stratejik olarak oldukça önemli olan bir adayı da ele geçirmiş olacaklardı. Bu iki nedenden dolayı birbirlerini yok etmek adına yıllardır mücadele eden taraflar birbirlerine karşı husumetlerini bir yana bırakıp Pelagorn ve onu çevreleyen adalara saldırmaya başlamıştı. Orien, onlara saldıranlara karşı gelemeyeceklerinin farkındaydı. Bu yüzden saldırılara karşı koymak yerine aynı kendi halkı gibi barışı arzulayan halkları farklı topraklara taşımaya karar verdi. Fakat büyük bir sorun vardı. Orien, bu halkları taşıyabileceği güvenli bir toprağın var olup olmadığını bile bilmiyordu. Bu yüzden aynı Yegran Pelagorn'un yaşadığı bir mucize umarak ordularını gemilere bindirdi. Yeni ve güvenli topraklar bulma umuduyla gönderilen bu gemilerden sadece bir tanesi geri dönebilmeyi başardı.

Geri dönen gemiye atanan ordunun sadece çeyreği hayattaydı. Hayatta kalan savaşçıların dediklerine göre büyük bir ada keşfetmişlerdi fakat bu adayı hükmeden inanılmaz güçlü bir aile bulunuyordu. Bu aile onlara saldırıp ordularının çoğunluğunu katletmişti. Orien, savaşçılardan dinlediği bu hikayeyi duyduğu gibi tarihi eser olarak sergilenen ilk gemi Orizonis'i yeniden okyanusla kavuşturdu ve savaşçıların bahsettiği bu topraklara doğru yola koyuldu.


Ramiro Santoria ve Orien Pelagorn (3)


Orien, savaşçıların bahsettiği topraklara vardığında onu Ramiro Santoria adlı kendi gibi genç bir lider karşıladı. Ramiro, Orien'i konuşmak adına kendi topraklarına çağırır. Orien ve Ramiro birbirlerine kendi topraklarından günler boyunca bahsederler. Günler boyunca süren bu konuşmalarının sonuna vardıklarında ise Orien, Ramiro'ya kendi amacından bahseder. Ramiro, Orien'in amacını duyduğu gibi ona kendi kabilelerinin tarihinden ve benzer problemle nasıl başa çıktıklarından bahseder. Ramiro'nun anlattıklarından büyük bir ilham alan Orien, yıllardır süregelen savaşı bu yolla bitirme kararı alır. Ramiro ise ona yardım edeceğini belirtir.

Ramiro ve Orien, beraberlerinde Relic Krallığı'nın sağladığı İgnarus arabulucularını götürerek Pelagorn Adası'na giderler. İlk olarak Pelagorn Ailesi'nin uzun zamandır işbirliği içerisinde olduğu Orcalus Ailesi'ne uğrarlar. Ardından tüm adaları teker teker gezerek her soylu aileye amaçlarından bahsederler. Bu yolculukları sırasında karşılarına birçok problem çıksa bile bu problemleri aşarak çoktan savaştan bıkmış olan ada halklarını ikna etmeyi başarırlar. Ve 5 uzun yılın sonunda Pelagorn Koalisyonu'nu kurmayı başarırlar.



Pelagorn Koalisyonu (8)



Bir ada halkı dışında tüm ada halkları koalisyona katılmayı kabul ederek Pelagorn Adası'nda gerçekleşen ilk koalisyon meclisine katılırlar. Mecliste bulunan kişilerin oy birliği ile şu maddeler yürürlüğe girer:


Pelagorn Koalisyonu'nun kurulmasıyla konulan bu ilk maddeler, gelecekte konulacak olan diğer maddeler için temel oluşturmuştur.



Thar'kyn Topluluğu'nun Keşfi (10)



Pelagorn Koalisyonu'nun kurulmasıyla ada halkları savaşın vahşetinden kurtulabilmiş ve yeniden medeni olarak gelişmeye odaklanabilmişlerdir. Bu gelişmeler arasında en ileri çıkanı deniz üzerinden yapılacak olan ticari yollar olmuştur. Bu ticari yolların oluşturulması sırasında Orcalus Ailesi'ne bağlı olan bir haritacı, koalisyon içerisinde bulunan adalardan çok daha uzakta yer alan yeni bir ada keşfetmiştir.

Bu adanın halkı, kendilerine Pelagion Mitolojisi'nde yer alan bir tanrı olan Thar'kyn adını vermişlerdir. Bu ada halkı oldukça saldırgandır. Fanatik oldukları tanrı Thar'kyn'in diğer tanrılar tarafından ihanete uğradığını ve hala yaşadığını iddia ederler. Ve bu iddialarına karşı gelenleri göz kırpmadan öldürürler.

Fakat Thar'kyn Topluluğu'nun diğer ada halklarına kıyasla tek farkı bu değildir. Thar'kyn Topluluğu, yaşadıkları adanın içerisinde bulunduğu okyanusa oldukça adapte olmuştur. Bu adaptasyonları "Thar'kyn'in varlığı" olarak betimledikleri kinyum maddesinin etkisiyle kinyum evrimine uğramıştır. Bu kinyum evrimi sayesinde Thar'kyn Topluluğu'ndan fertler çok daha uzun uzuvlara sahip olmuş; parmaklarının arasında ince zarlar oluşmuş, derilerinden mukus benzeri bir sıvı salgılayarak suyun sürtünmesine karşı korunur hâle gelmiş ve akciğer hacimleri oldukça artmıştır. Fakat geçirdikleri bu kinyum evriminin her getirisi olumlu değildir. Thar'kyn Topluluğu'nun fertleri, karada bulunduklarında güneş ışığına karşı son derece hassas hâle gelmiş, su dışında kaldıklarında ise enerjileri çok daha hızlı tükenmeye başlamıştır.

Keşiflerinin ardından Pelagorn Ailesi, Thar'kyn Topluluğu'na birçok kez elçiler göndererek koalisyona davet etmiş olsa bile olumlu yanıt alamamıştır. Thar'kyn Topluluğu, Pelagorn Koalisyonu'nu Thar'kyn düşmanı olarak ilan etmiş ve kendi adalarının çevresinde bulunan okyanusa gelmeleri durumunda onları katledeceklerini açıkça belirtmiştir.



Günümüz



Günümüzde Pelagorn Koalisyonu, ticaret ve ulaşım alanlarında oldukça önemli bir konuma sahiptir. Aynı zamanda benimsediği Pelagion Mitolojisi üzerine inşa ettiği sanat eserleri ve hikâyeler sayesinde turistik açıdan da büyük bir değer taşımaktadır.

Pelagorn Coalition


Tribal Period (80 BR - 50 BR)



The island peoples who would form the Pelagorn Coalition focused on protecting themselves against the countless threats within the ocean during the Tribal Period. The island peoples attribute why this ocean, on which their islands rested, was so dangerous to the mythology they believed in: Pelagion Mythology. However, according to current research, the source of the threat is thought to be the kinyum substance found uncontrolled at the bottom of the ocean.

While the majority of island peoples concentrated on survival during the Tribal Period, the people of Pelagorn Island were able to lead a life far from danger thanks to their island's location. Thanks to this sense of security, the people of Pelagorn Island were able to develop themselves in civil matters. Thanks to their orientation toward civil matters, the Pelagorn Family, the noble family of Pelagorn Island, discovered how to produce ships capable of sea transport by studying the inscriptions their ancestors had left them.


First Voyage (60 BR)


As a result of years of research on the inscriptions left to them by their ancestors, the Pelagorn Family succeeded in producing a ship that would not leave them halfway in the face of the harsh ecosystem they were in. Yegran Pelagorn, then leader of Pelagorn Island, decided to set out on a voyage to an unknown destination with their first ship. Although many tried to dissuade him from this decision, Yegran was determined not to remain a mere spectator to this development that would completely change their future.

Yegran Pelagorn and his retinue set out on their journey aboard the ship they named Orizonis. Given the ocean's cruelty toward those not of it, it was only to be expected that this ship, with no map, would fail to complete its voyage. Yet miraculously, Orizonis managed to reach Orcalus Island, which lay to the west of Pelagorn Island.

Although Yegran Pelagorn was seen as a threat by the islanders when he arrived at Orcalus Island, with his persuasive speaking ability he was able to arrange a meeting with the island's noble family. During this meeting, Yegran spoke to Ratrimis Orcalus, leader of Orcalus Island, about their ships and how these ships could provide access to many islands just like themselves. Ratrimis Orcalus, impressed by the ship that seemed "bestowed by the gods" and by Yegran's words, agreed to help Yegran.


Collective Development (55 BR)


With the coming together of the Orcalus and Pelagorn families, a large-scale exploration project was launched. The Pelagorn Family focused on improving their ships while the Orcalus Family focused on preparing a map that could be used as reference during voyages. Within five years of their first voyage, both families achieved great success in the goals they had set for themselves. Thus the first step was taken to bring together island peoples who had lived unaware of each other for years.

The island peoples led by the Pelagorn and Orcalus families came together and boarded the ships. Perhaps not every one of these ships bearing brave hearts reached its destination, but their dreams were realized.

Thanks to this project advanced by two great island peoples coming together, all island peoples except one became aware of each other's existence. The Pelagorn Family passed on the inscriptions they had inherited from their ancestors to these newly discovered island peoples and taught all island peoples how their ships could be built. Thus island peoples could stay in communication with each other and all island peoples could develop together. At least that was what Yegran Pelagorn thought as he drew his last breath.



Slavery Period (50 BR - 0)



Though Yegran Pelagorn had died, his dream continued to live. At least until human greed turned that dream into ambition. Island peoples were able to travel constantly between islands via the ships the Pelagorn Family had provided them, and in doing so were discovering safe routes across the merciless ocean. Using these safe routes, island peoples began to trade with each other without risking their lives. These trading voyages not only developed the logic of barter but also allowed cultural exchange among island peoples. Not only island peoples benefited from these voyages; noble families too began to travel to other islands and to develop the logic of politics. Thanks to this general state of sharing and trade, the future of the islands looked very bright. Until the Tasin Family, noble family of Tasin Island, dragged all the islands into chaos with them.


Collapse of Civilization (13 BR)


The Tasin Family, which had benefited from the exploration project advanced by the Pelagorn and Orcalus families as much as other noble families, had specialized in finding safe routes. They constantly sent their daring armies on expeditions to find new safe routes, and when they found new safe routes they sold them to the noble families around them. The noble families of Reonel and İzon islands around Tasin Island, though they appreciated the Tasin Family's bold explorations, were strongly opposed to safe routes being sold for money. After all, the Orcalus Family had offered the safe routes they discovered during the exploration project to all islands without any self-interest. The Reonel and İzon families therefore began to impose an embargo on the Tasin Family. The Tasin Family, seeing this embargo as an insult to the warriors who had given their lives to discover new routes, declared war on Reonel and İzon islands.

In response to this declaration of war, the Reonel and İzon families called on other islands to mobilize against the Tasin Family. Many islands that believed safe routes were a common right responded positively. The Tasin Family, for their part, announced that they would give safe routes free to islands that stood with them in the coming war. Families that could not afford any guarantee other than the safe routes from the exploration project accepted the Tasin Family's offer. However much the Pelagorn and Orcalus families tried to resolve the situation without resorting to war, they could not prevent the island peoples' hatred toward each other. The noble families of Pelagorn, Orcalus, and the islands around them declared that they would not take any side in the coming war and withdrew into isolation.

Thus the island peoples who would not listen to those who had brought them civilization started a large-scale war that would turn the ocean's dark blue to red.


Endless War (12 BR - 3)


Families allied with the Tasin Family were launching attacks on enemy islands using newly discovered safe routes hidden from other island peoples, and were constantly fighting to seize the safe routes known to everyone. Families allied with the Reonel and İzon families were using their numerical superiority to stack their armies on islands with high potential to be targeted, turning them into bombs ready to explode.

While island peoples actively involved in the war spent their days in constant unease, those who refused to join the war could not use the safe routes and had to lead isolated lives on their own islands. The danger created by this state of war was so great that it now overshadowed the cruelty of the ocean they lived in.


Pelagorn's Courage (3)


The war, which grew more savage with each passing year, had reached its 15th year. Many island peoples had perished, and those who had managed to survive had begun to desire death. Though no one dared to say it, most wanted this war to end. The most prominent among those who wished this was Orien Pelagorn, then leader of Pelagorn Island.

To sustain this war that had continued for years, both sides constantly needed supplies. To meet these needs they had decided to attack the islands that had maintained their neutrality since the start of the war. At the same time, if their attacks succeeded they would also seize an island as strategically important as Pelagorn Island. For these two reasons, the sides that had been fighting for years to destroy each other set aside their hostility and began to attack Pelagorn and the islands surrounding it. Orien was aware they could not resist those attacking them. So instead of resisting the attacks, he decided to move the peoples who desired peace like his own people to different lands. But there was a great problem. Orien did not even know whether a safe land existed where he could take these peoples. So he put his armies on ships hoping for a miracle like Yegran Pelagorn had experienced. Of the ships sent in hope of finding new and safe lands, only one managed to return.

Only a quarter of the army assigned to the returning ship was alive. According to the surviving warriors, they had discovered a great island but there was an incredibly powerful family ruling that island. This family had attacked them and slaughtered the majority of their army. As soon as Orien heard this story from the warriors, he reunited the first ship Orizonis, displayed as a historic artifact, with the ocean and set out for these lands the warriors had spoken of.


Ramiro Santoria and Orien Pelagorn (3)


When Orien reached the lands the warriors had spoken of, he was met by a young leader like himself named Ramiro Santoria. Ramiro invites Orien to his lands to talk. Orien and Ramiro tell each other about their own lands for days. When they reach the end of these conversations that last for days, Orien tells Ramiro of his purpose. As soon as Ramiro hears Orien's purpose, he tells him of his tribes' history and how they dealt with a similar problem. Orien, greatly inspired by what Ramiro told him, decides to end the war that had continued for years in this way. Ramiro in turn states that he will help him.

Ramiro and Orien go to Pelagorn Island, taking with them the Ignarus mediators provided by the Relic Kingdom. First they visit the Orcalus Family, with whom the Pelagorn Family had long cooperated. Then they travel to all the islands one by one and tell each noble family of their goals. Although they face many problems during these journeys, they overcome these problems and succeed in convincing the island peoples who had long grown weary of war. And at the end of 5 long years they succeed in establishing the Pelagorn Coalition.



Pelagorn Coalition (8)



All island peoples except one accepted to join the coalition and participated in the first coalition council held on Pelagorn Island. The following articles came into effect by unanimous vote of those present at the council:


These first articles established with the founding of the Pelagorn Coalition formed the basis for articles to be established in the future.



Discovery of the Thar'kyn Community (10)



With the establishment of the Pelagorn Coalition, island peoples were able to escape the brutality of war and focus on developing as a civilization again. Among these developments, the most prominent was the trade routes to be established over the sea. During the creation of these trade routes, a cartographer belonging to the Orcalus Family discovered a new island located much farther than the islands within the coalition.

The people of this island had given themselves the name Thar'kyn, a god from Pelagion Mythology. This island people are highly aggressive. They claim that the god Thar'kyn, whom they fanatically follow, was betrayed by the other gods and still lives. And they kill without blinking those who oppose this claim.

But this is not the only way the Thar'kyn Community differs from other island peoples. The Thar'kyn Community has adapted greatly to the ocean in which their island lies. These adaptations have led them to undergo kinyum evolution through the effect of the kinyum substance they describe as "the presence of Thar'kyn." Thanks to this kinyum evolution, members of the Thar'kyn Community have gained much longer limbs; thin membranes have formed between their fingers, they have become protected against the friction of water by secreting a mucus-like fluid from their skin, and their lung capacity has greatly increased. But not every result of this kinyum evolution they underwent is positive. Members of the Thar'kyn Community have become extremely sensitive to sunlight when on land, and when they are out of water their energy depletes much faster.

Although the Pelagorn Family sent envoys to the Thar'kyn Community many times after their discovery to invite them to the coalition, they received no positive response. The Thar'kyn Community declared the Pelagorn Coalition an enemy of Thar'kyn and clearly stated that they would slaughter them if they came to the ocean around their island.



Present Day



Today the Pelagorn Coalition holds a very important position in trade and transportation. It also carries great value from a touristic perspective thanks to the works of art and stories it has built upon the Pelagion Mythology it has adopted.