Relic İmparatorluğu'nun ezici gücü karşısında çaresiz kalan Kimlar Krallığı yok edildi. Krallığın topraklarına İronborn Kabilesi yerleştirildi. Kabilenin başına ise Relic Irkı'ndan Gerald Relic getirildi.
Bu topraklara yerleştirilen İronborn Kabilesi, liderleri Lord Gerald'ın yönetimi altında, hâkimiyet kurdukları dağlara yerleşkelerini inşa ettiler. Lord Gerald'ın kendi kalesi dışındaki yerleşkeler, dışarıdan bakıldığında inşası yarım bırakılmış gibi görünmektedir. Bunun nedeni, İronborn Kabilesi'nin yerleşkelerini sert iklim koşullarından kaçmak için değil, o koşullara meydan okumak amacıyla tasarlamış olmalarıdır.
Bu meydan okuma anlayışı yalnızca yerleşkelerine değil, yaşamlarını sürdürme biçimlerinin tamamına etki etmiştir. Çünkü İronborn Kabilesi'ne göre insanın karşısındaki en büyük tehdit yine insandır. Bu tehdide karşı koyabilmek, kişinin gücünün ve statüsünün en büyük kanıtıdır. Benimsedikleri bu cesur standartlar ve yaşam biçimi sayesinde köleleştirilmeye karşı onlarca kez direnmişlerdir. Ancak inançların ardı arkası kesilmeyen saldırıları karşısında erzak sıkıntısı yaşamış ve sonunda teslim olmaya zorlanmışlardır.
Marcus Relic, İronborn Kabilesi'ni yeniden özgürlüğüne kavuşturarak onların saygısını kazanmıştır. Bu durum, Marcus Relic tarafından kurtarılan her kabile için geçerli olsa da İronborn Kabilesi'nde saygı çok daha ağır ve ciddi bir kavramdır. Bu nedenle İronborn Kabilesi, Marcus Relic'e duydukları saygıyı gösterebilmek adına, savaşlarda onun yanında yer alabilecek özel savaşçılar yetiştirmeye başlamıştır.
İronborn Kabilesi, Kabile Dönemi sırasında bu yetiştirme yöntemini çocuklarını sert iklim koşullarına uygun şekilde büyütebilmek için kullanıyordu. Ancak Resurgo Savaşları ile değişen ihtiyaçlar doğrultusunda bu yöntemi savaş odaklı hâle getirdiler. Yetiştirme süreci şu şekilde ilerler:
İronborn Kabilesi'nde doğan çocuklar, kız veya erkek ayrımı yapılmaksızın eğitime alınırlar. Bebeklik dönemlerinde düzenli olarak tuz banyolarına sokularak kemiklerinin güçlenmesi sağlanır. Beş yaşına geldiklerinde doğaya kontrolsüz biçimde bırakılırlar. Bunun bilinen somut bir getirisi olmasa da İronborn geleneğine göre bu süreçte hayatta kalamayan çocuklar yetiştirilmeye layık görülmez.
Yedi yaşına ulaşan çocuklar, kendi boyutlarına göre büyük ve ağır gelen kalkanlara alışana kadar sürekli birlik eğitiminden geçerler. Bu eğitimler ritmik savaş müzikleri eşliğinde yapılır. Böylece çocuklar, formasyonlarını bozmadan, ritmik ve uyumlu biçimde hareket etmeyi öğrenirler. Bunun dışında, dayanıklılıklarını artırmak amacıyla vücutlarını sopalarla darbelere maruz bırakırlar.
On beş yaşına gelerek ergenlik dönemine giren gençler, günlük eğitimlerine yüksek ağırlıklı fiziksel antrenmanlar eklerler. Kendilerini uzun süre aç bırakarak ve düşük dozlu zehirler tüketerek yalnızca dış bedenlerini değil, iç organlarını da güçlendirmeyi hedeflerler. Ayrıca gözetmenleri tarafından belirlenen farklı ortamlarda, ekipmansız biçimde grup hâlinde kamp kurarlar. Bu kamplar, birlik duygularını pekiştirirken dayanıklılıklarını da artırır.
Bu yaşa kadar kesintisiz süren eğitim sayesinde bedenleri adeta yerinden oynatılamaz sütunlar hâline gelir. Birlik hâlinde savaştıkları diğer savaşçılarla kusursuz bir uyum yakalarlar. Vücutları savaşmaya elvermediği ana kadar hayatlarını, kabilelerinin büyük saygı duyduğu İmparator Marcus Relic adına savaşarak sürdürürler.
Böylece İronborn Hanedanlığı, kendi kültürel anlayışlarına göre en yüksek statüye sahip savaşçılarını yetiştirmiş olur. Bu savaşçılar, Relic ordularında her zaman en ön saflarda konumlandırılırlar.
Helpless before the overwhelming might of the Relic Empire, the Kimlar Kingdom was destroyed. The Ironborn Tribe was settled on the kingdom's lands. Gerald Relic of the Relic Race was placed at the head of the tribe.
The Ironborn Tribe settled on these lands built their settlements in the mountains they had come to dominate, under the rule of their leader Lord Gerald. The settlements other than Lord Gerald's own castle appear, when viewed from outside, as if their construction was left unfinished. The reason is that the Ironborn Tribe designed their settlements not to escape the harsh climate but to defy it.
This spirit of defiance shaped not only their settlements but every aspect of how they sustained their lives. For according to the Ironborn Tribe, the greatest threat facing humanity is humanity itself. To withstand this threat is the greatest proof of a person's strength and standing. Thanks to these bold standards and way of life they embraced, they resisted enslavement dozens of times. Yet in the face of the faiths' relentless assaults they suffered shortages of supplies and were finally forced to surrender.
Marcus Relic won their respect by restoring the Ironborn Tribe to freedom. Although this holds for every tribe freed by Marcus Relic, among the Ironborn respect is a far weightier and more solemn notion. For this reason the Ironborn Tribe began to raise special warriors who could fight at his side in war, in order to show the respect they held for Marcus Relic.
During the Tribal Period the Ironborn Tribe had used this method of upbringing to raise their children to endure harsh climatic conditions. But in line with needs that changed with the Resurgo Wars, they turned this method toward war. The training process proceeds as follows:
Children born into the Ironborn Tribe are put through training regardless of gender. In infancy they are regularly given salt baths to strengthen their bones. When they reach the age of five they are left in the wild without supervision. Though no concrete benefit of this is known, according to Ironborn tradition children who do not survive this period are not deemed worthy of being raised.
Children who reach the age of seven undergo constant unit training until they grow accustomed to shields that are large and heavy for their size. This training is done to the accompaniment of rhythmic war music. Thus the children learn to move in a rhythmic and coordinated manner without breaking formation. In addition, they subject their bodies to blows with staves in order to increase their endurance.
Youth who reach fifteen and enter adolescence add heavy physical training to their daily regimen. They aim to strengthen not only their outer bodies but their internal organs by fasting for long periods and consuming low doses of poison. They also set up camp in groups without equipment in various environments determined by their overseers. These camps reinforce their sense of unity while increasing their endurance.
Thanks to the training that continues without break until this age, their bodies become like immovable pillars. They achieve perfect coordination with the other warriors they fight alongside in formation. They spend their lives fighting in the name of Emperor Marcus Relic, whom their tribe holds in the highest regard, until their bodies can no longer bear battle.
Thus the Ironborn Dynasty raises warriors of the highest status according to their own cultural understanding. These warriors are always positioned in the front ranks of the Relic armies.