Virethra İnancı, insanların ilk defa bir araya gelme kararı aldığı zamanlardan itibaren var olmuş, köklü bir inançtır. Sadece bir inanç değil, aynı zamanda oldukça başarılı bir toplum yönetimi sistemidir. Virethra inancına mensup olan bireyler, saflığın, adaletin ve arınmanın Tanrıçası Virethra’ya tapar ve hayatlarını onun öğretilerine uygun olarak yaşarlar.
Tanrıça Virethra, inananlarına, doğdukları andan itibaren kalplerinin en derinine yerleşmiş olan nefret, kıskançlık, kibir, doyumsuzluk ve tembellik gibi saf doğalarını bozan bu kirlerden arınmalarını emreder. Yalnızca bu kirlerden kurtuldukları vakit onun cennetinde yer alabileceklerini söyler ve onlara arınmaları için doğru yolu gösterir.
Tanrıça Virethra’nın inananları arasında bir hiyerarşik sistem söz konusudur. Bu hiyerarşik sistemde, kişinin kademesini belirleyen husus, doğuştan insanın kalbinde yer alan kirlerin çokluğu veya azlığıdır. Virethra İnancı’nda temel olarak üç tane hiyerarşik topluluk vardır: Saferalar, Jastrolar ve Judralar.
Saferalar, inananlara yol gösteren ve onları doğru yoldan saptıracak düşüncelerden uzaklaştıran Virethra’nın kızlarıdır. Saferaların amacı, Virethra’nın kutsal alanlarında inananlara Tanrıçaları’nın öğretilerini açıklayarak, onların inançları adına doğru yaşamlarını sürdürmelerine yardımcı olmaktır. Görünüşleri bir meleği andırır. Tenleri, gözleri, ciltleri ve beyaz saçları, inananlara saflığın güzelliğini temsil eder.
Saferalar, doğuştan Judralar tarafından seçilip manastırlarda yine Judralar tarafından eğitime alınırlar. Tanrıça Virethra'nın kutsal yazıtlarına göre, Saferalar, götürüldükleri bu manastırlarda öyle bir saflığa ulaşırlar ki, içeri girerken saflıktan ne kadar uzak olurlarsa olsunlar, eğitimleri tamamlandığında bütün kirlerinden arınıp şimdiki melek benzeri görünümlerine kavuşurlar.
Safera olmasına karar verilmiş kız çocukları, manastırlarda Judralar tarafından sürekli ve zor bir eğitimden geçirilirler. Bu eğitim, yalnızca ders saatleriyle sınırlı değildir. Safera adayları, manastır içinde bulundukları her vakit gözlemlenir ve Safera olmaya uygun olup olmadıkları ölçülür. Eğitimleri, çoğunlukla Tanrıçalarının ayetlerini yorumlama ve bu ayetlerin hayatta nasıl uygulanabileceği üzerinedir.
Safera adaylarının gelişim süreçlerinde sürekli olarak bu eğitimlere maruz kalmaları ve Judraların üstün konuşma kabiliyetleriyle zihinlerinin adeta yıkanması sonucu, inananların gözünde arınmış bir hâle gelirler. Saferaların en öne çıkan özelliği olan güzellikleri, onlara Judralar tarafından verilen, Kinyum etkisine maruz bırakılmış meyan kökü ekstreleri tarafından sağlanır.
Kinyum etkisine maruz bırakılmış meyan kökü ekstresinin yıllar boyunca düzenli kullanımı, Safera adaylarının cildini bembeyaz, pürüzsüz ve parlak hâle getirirken, aynı zamanda yine Kinyum etkisine maruz kalmış bu maddenin yan etkileri, Saferaların normal bir insana göre çok daha erken yaşlanmasına ve savunmasız bir vücuda sahip olmalarına sebep olur. Kutsal yazıtlara göre Saferaların bu erken ölümleri, Tanrıça Virethra’nın kızlarını yanında görmek istemesindendir.
Jastrolar, Virethra’nın temizleyicileridir. Dinin kurallarına göre yaşamayan ve bu kurallara karşı gelenlerin cezasını kesmekle hükümlendirilmişlerdir. Hayatlarını, Judralar tarafından verilen koruma ve infaz gõrevlerini yerine getirerek geçirirler. Hem dünyanın hem de insanların içinde bulunan kirleri şiddet yoluyla temizleyen Jastrolar kendi halkları ve diğer topluluklar tarafından korku duyulan bir askerî teşkilattır.
Küçük yaşlarında Judralar tarafından seçilip manastırlara götürülen ve orada eğitimlerini tamamlayan Jastrolar, savaş alanında inanılmaz çeviklikleri ve esnek vücutlarıyla karşı konulamaz bir güç hâline gelirler. Jastrolar, kendi Tanrıçalarının adaletini taşıdıklarını göstermek için “Tanrıça’nın Parmağı” denilen, eğimli ve kesici kısmı olan silahlar taşırlar ve bunlardan başka silah kullanmayı reddederler.
Yüzlerinde her zaman beyaz, göz delikleri dışında herhangi bir detaya sahip olmayan maskeler takarlar. Üzerlerinde, Tanrıçaları’nın mesajları işlenmiş; yine saflığı temsil etmesi için beyaz olan ve Jastro’nun tercihine göre bol ya da dar olabilen bir cübbe giyerler.
Jastro olma hakkı verilmiş çocuklar, küçük yaşlarından itibaren Judralar tarafından manastırlarda eğitim görmeye başlarlar. Jastroların eğitimi tamamen fiziksel odaklıdır. Savaş pratiği, ordu olarak hareket etme ve kılıç sanatlarında sürekli ve ağır eğitimlerden geçerler. Fakat Jastrolara verilen en zorlu eğitim, duygusal olanlardır. Jastroların görevleri çoğu zaman verilen cezayı uygulamak olduğu için, suçluyu idam edebilmek onlar için öğrenilmesi en kritik husustur.
Judralar, idam eğitimlerini verebilmek için oldukça basit bir yöntem kullanırlar. Jastro adaylarına, başarısız Saferaları veya çoktan idam cezası verilmiş kişileri idam etmeleri istenir. Bu idam pratikleri sırasında Jastro adayları gözlem altına alınarak ölçülür.
Jastro adaylarına çevikliklerini ve esnek vücutlarını kazandırabilmek için, manastır eğitimlerine başladıkları günden itibaren Kinyum etkisine bırakılmış demir dikeni, sarı kantaron ve yabani rezene ekstreleri onlara enjekte edilir. Kinyum’a maruz kalmış bu bitkilerin yan etkilerinin birlikte etki etmesiyle, Jastrolarda oldukça büyük bir hormonal bozukluk meydana gelir. Bu hormonal bozukluk yüzünden duygusuz olmaları istenen Jastrolar, oldukça duygusal bir yapıya sahip olurlar.
İdam edecekleri kişilerin ardından günlerce ağlarlar ve onları idam etmeye zorlayan Judralara karşı içten içe bir tiksinti hissederler. Bu duygusallıklarını ve ağladıkları gerçeğini saklayabilmek için, taktıkları maskeleri ses geçirmeyen ve yalıtımlı materyallerden yaparlar.
Virethra hiyerarşisinde en üst kademede bulunan Judralar, doğuştan arınmış ve içlerinde hiçbir kir taşımayan bireyler olarak görülürler. Bunun nedeni, Judra olarak doğan kişilerin annelerinin hâlihazırda arınmış bir Safera ya da Judra olmasıdır. Yalnızca annesi arınmış ve aynı zamanda babası çoktan Judra olan kişiler, Judra olma hakkına sahiptir. Judralar, Tanrıçalarının öğretilerini tüm inanca Virethra Manastırlarından açıklayan, öğreten ve uygulayan kişilerdir.
Aynı zamanda bu öğretileri baz alarak toplumlarına yasalar koyar ve düzenlemeler çıkarırlar. Bu yasaların, inançlarına mensup olan her birey için eşit uygulandığından ise Jastroların yardımıyla emin olurlar. Nitekim eşitlik, Virethra İnancı’nın en temel öğretilerinden biridir.
Ancak Judralar, bu yetkilere sahip olmak adına, diğer hiyerarşik gruplar gibi uzun ve ağır bir eğitimden geçmek zorundadır. Judraların eğitim gördüğü manastırlar, diğer manastırlara nazaran daha ayrı ve daha izole yerlerde bulunur. Judra olarak doğan her bireyin bu manastırlara gitmesi zorunludur ve manastırda seçebilecekleri alanlardan en az birinde yeterli görülene kadar mezun olup yetkilerine kavuşamazlar.
Judraların kendi aralarından en öne çıkmış olanları yerleştirdikleri bir baş konseyleri vardır. Bu konseyde bulunanlar, toplumlarına getirilmesi gereken yenilikleri ve ortadan kaldırılması gereken hataları kendi kararlarıyla yürürlüğe sokabilirler. Bu baş konsey, Virethra İnancı’nın en temel yapı taşıdır.
Judralar gibi doğuştan seçilmiş ve potansiyeli sınırsız görülen kişilere, bu potansiyellerini kısıtlamamak adına eğitimlerini birçok dal üzerinden ilerletebilme seçeneği sunulur. Bu dallar; politik yönetim, toplum yönetimi, askerî yönetim, akademisyenlik, kutsal materyal (Kinyum) ve benzeri alanlardır. Aldıkları eğitimler dallara göre oldukça değişkenlik gösterse de, her Judra adayına genel kültür ve tarih gibi temel eğitimlerin verilmesi zorunludur. Judralar, yedi yaşından itibaren bu dallar ve temel eğitimlerin her birinden ayrı ayrı eğitim almaya başlarlar.
Bu eğitimleri alırken onları eğiten akademisyenler, eğitim süreçleri boyunca öğrencileri sürekli olarak sınarlar. Eğer bir öğrenci bu dallardan herhangi birinde akademisyenlerce yeterli görülürse, öğrenciye bu daldan mezun olup dalın yetkilerine sahip olabileceği söylenir. Fakat her dal eşit değildir; yeterli görülme zorlukları ve uygulama şekilleri daldan dala değişkenlik gösterebilir. Bu yüzden öğrenciler, ilerlemek istedikleri dalda yeterli olana kadar eğitimlerine devam edebilirler.
Judralar, annelerinin onlara gen yoluyla aktardığı Kinyum’a zaten maruz kaldıkları için, eğitimleri sırasında kendileri istemediği sürece doğrudan Kinyum materyallerine maruz bırakılmazlar.
Virethra İnancı'nın en alt kademesinde bulunan ve hiyerarşik düzende kendine yer edinememiş inananların, hayatlarının sonuna kadar içlerinde bulunan kirlerden arınmaları ve Tanrıçaları’nın karşısına çıktıklarında saf olmaları için yaşamları boyunca düzenli olarak çaba göstermeleri gerekmektedir. Bu çabalardan birisi, çoğunluğu Virethra inancının topraklarında bulunan Virethra Katedrallerini haftada en az bir kere ziyaret edip, orada bulunan Saferalar'ın seramonilerine katılmak ve ibadet etmektir.
Saferalar'ın seremonisi bittikten sonra inananlar, günah çıkarabilmek için Saferaların onları beklediği özel odalarda günahlarını itiraf ederler. Karşılarında bulunan Safera, itiraf edilen günahın Tanrıça’nın gözündeki cezasına orantılı olarak, inanana “Tanrıça’nın Gözyaşı” adıyla bilinen bir sıvıyı içmesi için verir. Bu sıvı, aslında Kinyum etkisi altına bırakılmış haşhaş ve adamotu ekstrelerinin bir karışımıdır.
Bu iki bitkinin Kinyum etkisi altına bırakılmasıyla, insanın iradesini zayıflatma ve düşünme kabiliyetini azaltma karakteristikleri oldukça artırılmıştır. Yani bunu içen “inananlar”, kendi iradelerini yavaş yavaş kaybedecekleri için Saferalar tarafından kendilerine söylenen öğretilere uyacak ve hayatlarını suç işlemeyi hayal bile edemeyen bireyler olarak sürdüreceklerdir. Bu sayede Virethra Toplumu, suç oranı sıfıra yakın olan ve yönetimin her kelimesinin bir yargı sayıldığı bir yer hâline gelmiştir.
The Faith of Virethra has existed since the times when people first decided to come together, and it is a deep-rooted belief. It is not just a faith, but also a highly successful social management system. Individuals belonging to Faith of Virethra worship Virethra, the Goddess of purity, justice, and purification, and live their lives in accordance with her teachings.
Goddess Virethra commands her believers to purify themselves from the stains that corrupt their pure nature, such as hatred, jealousy, pride, insatiability, and laziness, which have been embedded in the deepest parts of their hearts since birth. She tells them that only when they are freed from these stains can they take their place in her paradise, and shows them the right path for their purification.
There is a hierarchical system among the believers of Goddess Virethra. In this hierarchical system, what determines a person's rank is the abundance or scarcity of the stains that exist in the human heart from birth. In the Faith of Virethra, there are essentially three hierarchical communities: Saferas, Jastros, and Judras.
Saferas are the daughters of Virethra who guide believers and keep them away from thoughts that would lead them astray from the right path. The purpose of Saferas is to help believers continue their lives correctly in the name of their faith by explaining their Goddess's teachings in Virethra's sacred places. Their appearance resembles an angel. Their skin, eyes, complexion, and white hair represent the beauty of purity to believers.
Saferas are selected from birth by Judras and are trained in monasteries by Judras. According to the sacred scriptures of Goddess Virethra, Saferas reach such a level of purity in these monasteries they are taken to that, no matter how far from purity they are when they enter, when their training is completed, they are purified of all their stains and attain their current angel-like appearance.
Girl children decided to become Saferas undergo continuous and difficult training by Judras in monasteries. This training is not limited to class hours. Safera candidates are observed at all times while in the monastery and measured for their suitability to become Saferas. Their training is mostly on interpreting their Goddess's verses and how these verses can be applied in life.
As a result of Safera candidates being constantly exposed to these trainings during their development process and their minds being, as it were, washed by the superior speaking abilities of Judras, they become purified in the eyes of believers. The beauty, which is the most prominent feature of Saferas, is provided by licorice root extracts exposed to Kinyum effect, given to them by Judras.
While the regular use of licorice root extract exposed to Kinyum effect for years makes the skin of Safera candidates snow-white, smooth, and shiny, the side effects of this substance, which is also exposed to Kinyum effect, cause Saferas to age much earlier than a normal person and have a vulnerable body. According to the sacred scriptures, these early deaths of Saferas are because Goddess Virethra wants to see her daughters by her side.
Jastros are Virethra's purifiers. They are tasked with punishing those who do not live according to the rules of the religion and those who violate these rules. They spend their lives fulfilling the protection and execution duties given by Judras. Jastros, who purify the stains both in the world and in people through violence, are a military organization feared by their own people and other communities.
Jastros, who are selected by Judras at a young age and taken to monasteries where they complete their training, become an irresistible force on the battlefield with their incredible agility and flexible bodies. Jastros carry weapons called "Goddess's Finger," which have a curved and cutting part, to show that they carry their Goddess's justice, and they refuse to use any other weapon.
They always wear white masks on their faces with no details except eye holes. They wear a white robe, embroidered with their Goddess's messages, representing purity, which can be loose or tight according to the Jastro's preference.
Children given the right to become Jastros begin training in monasteries by Judras from a young age. Jastros' training is entirely physically focused. They undergo continuous and heavy training in combat practice, acting as an army, and sword arts. However, the most challenging training given to Jastros is the emotional ones. Since Jastros' duties often involve carrying out the given punishment, being able to execute the criminal is the most critical issue for them to learn.
Judras use a rather simple method to give execution training. Jastro candidates are asked to execute failed Saferas or people who have already been given the death penalty. During these execution practices, Jastro candidates are observed and measured.
To enable Jastro candidates to gain their agility and flexible bodies, from the day they begin monastery training, extracts of iron thistle, yellow St. John's wort, and wild fennel exposed to Kinyum effect are injected into them. With the combined effects of the side effects of these plants exposed to Kinyum, a very large hormonal disorder occurs in Jastros. Because of this hormonal disorder, Jastros, who are desired to be emotionless, have a very emotional structure.
They cry for days after the people they will execute and feel an inner disgust towards the Judras who force them to execute. To hide their emotionality and the fact that they cry, they make the masks they wear from soundproof and insulated materials.
Judras, who are at the highest level in the Virethra hierarchy, are seen as individuals who are purified from birth and carry no stain within them. The reason for this is that people born as Judras have mothers who are already purified Saferas or Judras. Only those whose mothers are purified and whose fathers are already Judras have the right to become Judras. Judras are the people who explain, teach, and apply their Goddess's teachings to the entire faith from Virethra Monasteries.
At the same time, they establish laws and regulations for their society based on these teachings. They ensure with the help of Jastros that these laws are applied equally to every individual belonging to their faith. Indeed, equality is one of the most fundamental teachings of Faith of Virethra.
However, Judras must undergo long and heavy training like other hierarchical groups to have these authorities. The monasteries where Judras receive training are located in more separate and isolated places compared to other monasteries. It is mandatory for every individual born as a Judra to go to these monasteries, and they cannot graduate and gain their authorities until they are deemed sufficient in at least one of the fields they can choose in the monastery.
Judras have a chief council where they place the most prominent among themselves. Those in this council can put into effect the innovations that need to be brought to their society and the mistakes that need to be eliminated with their own decisions. This chief council is the most fundamental building block of Faith of Virethra.
People like Judras who are selected from birth and seen as having unlimited potential are offered the option to advance their training in many branches so as not to limit this potential. These branches are political management, social management, military management, academia, sacred materials (Kinyum), and similar fields. Although the training they receive varies greatly by branch, it is mandatory to give basic training such as general culture and history to every Judra candidate. Judras begin receiving separate training in each of these branches and basic training from the age of seven.
While receiving this training, the academicians who train them constantly test the students throughout the training process. If a student is deemed sufficient by academicians in any of these branches, the student is told that they can graduate from this branch and have the branch's authorities. However, not every branch is equal; the difficulty of being deemed sufficient and the methods of application can vary from branch to branch. Therefore, students can continue their training until they are sufficient in the branch they want to advance in.
Since Judras are already exposed to Kinyum transferred to them through genes by their mothers, they are not directly exposed to Kinyum materials during their training unless they themselves want it.
Believers who are at the lowest level of the Faith of Virethra and have not found a place in the hierarchical order must make regular efforts throughout their lives to purify themselves from the stains within them and be pure when they appear before their Goddess. One of these efforts is to visit Virethra Cathedrals, most of which are located in the lands of the Faith of Virethra, at least once a week, participate in the ceremonies of Saferas there, and worship.
After the Saferas' ceremony ends, believers confess their sins in special rooms where Saferas wait for them to be able to atone. The Safera in front of them gives the believer a liquid known as "Goddess's Tear" to drink, proportional to the punishment of the confessed sin in the Goddess's eyes. This liquid is actually a mixture of poppy and mandrake extracts left under Kinyum effect.
By leaving these two plants under Kinyum effect, the characteristics of weakening human will and reducing thinking ability are greatly increased. That is, "believers" who drink this will gradually lose their own will, so they will comply with the teachings told to them by Saferas and continue their lives as individuals who cannot even imagine committing crimes. In this way, Virethra Society has become a place where the crime rate is close to zero and every word of the administration is considered a judgment.